Yemek Düzeni

Hamileyken, bebeğimle konuştuğumda hep benim oğlum güzel uyuyacak, güzel yiyecek dedim. Gerçekten de bu konuda sözümü dinledi. Tabi iki istekte yerine getirilince bende bayaa pişman oldum keşke daha çok şey söyleseymişim diye.

Oğlumun iştahlı olması iyi güzel ama bunun tamamen ben karnımdayken öyle istedim diye olduğunu düşünmüyorum. İştahın da önemi büyük ama biraz da ek gıdalara geçiş sürecimizde doktorumuzun doğru yönlendirmeleri ve adım adım ilerlememizin çok faydası olduğunu düşünüyorum.

Aren, bebeklerin genelinde olduğu gibi anne sütü alırken çok hevesli, çok istahlıydı. Ama ek gıdaya geçince de böyle güzel yiyecek mi yoksa elimde tabak peşinde mi gezeceğim diye endişe etmekten de kendimi alamıyordum. Bende ne yaptım, ek gıda zamanları yaklaştıkca yine kitaplara gömüldüm. Ancak bu konudaki kitaplar hiç işime yaramadı, doktorumuzun listesi en güzel rehber oldu. Merak etmeyin az sonra paylaşacağım.

6. ay kontrolümüzde doktorumuz artık ek gıdaya geçebileceğimizi söyledi ve bize güzel bir liste verdi. Toplamda 6 adımımız vardı ve birini tamamlamadan diğerine geçmiyorduk. Her adım arasına en az bir hafta on gün koy demişti. Bende gerçekten kanun gibi uyguladım bu kuralları. Bazen abarttım mı acaba diye düşünüyorum ama belki o kadar sıkı uygulamasam böyle düzenli yiyen bir çocuk olmazdı diye düşünüyorum. Neyse acabaların sonu yok, en iyisi olanı anlatmak.

Gelelim bu adımlara. 

Birinci adım: Meyve. Bu adımı hiç unutmuyorum. Çünkü altı ay ağzından süt dışında hiçbirşey geçmesin diye uğraştığım oğlumun ağzına ilk kez başka bir şey verecektim ve tepkisini çok merak ediyordum. Bizim ilk meyvemiz armuttu. Yiyebileceği meyveler:

Şeftali - Elma - Armut - Kayısı =>Bu meyveleri yıkayıp, soyup cam rendede rendeliyoruz. En önemlisi hem püresi hem de suyunu veriyoruz.

Erik - Kiraz - Üzüm => Filede veriyoruz.

Bu noktada şunu belirtmeliyim ki tavsiyem yiyemez diye düşünüp sadece suyunu vermeyin. Hemen püresini de verinki çiğnemeyi yavaş yavaş öğrensin. Bir kaç bebekte gözlemlediğim birşeydi. Sadece suyunu alan bebekler diğer gıdalarda da blendardan geçmeden yiyemiyorlar. Zaman geçtikce alıştırmak daha da zor oluyor. Hem kilo kontrolü açısından da sıkıntılı bir durum. Bu sebeple başlangıçta püre verin derim. 

Her adımın verileceği zamanlar var. İlk adım olan meyveyi sabah - öğle arası veriyorsunuz.

Meyveye alıştığınızı düşündüğünüz zaman geçiyoruz ikinci adıma:

İkinci Adım: Yoğurt vermeye başlıyoruz. Gitgide daha zevkli bir hal alıyor değil mi :)

Yoğurdu doğal yoğurtlardan seçiyoruz. Kaseye alıp iyice çırpıp homojenize ediyoruz. Ben mayalayayım mı dediğimde doktor mayalarken kullandığın yoğurt da hazır olduğundan bence gerek yok demişti. Zaten yoğurt mayalama huyum olmadığından ve gerekçe de çok mantıklı geldiğinden hiçbir zaman mayalamadım. Hazır yoğurtları kullandım. Ama hep aynı markayı. Eğer ısrarla alışmıyorsa tadını sevmeyebilir. Meyve veya pekmezle karıştırabilirsiniz. 

Yoğurdun ölçüsü başlangıçta bir kahve fincanı. Daha sonra 100-120 mlye kadar çıkabilirsiniz. 

Yoğurdumuzun zamanı öğlenden sonra. 

Günde iki ara öğünü bitirdik. Eğer yoğurt adımını da geçtiysek gelelim üçüncü adıma:

Üçüncü Adım: Sabah Kahvaltısı. İşte benim en sevdiğim. Aren bundan iki kaşık alınca çok mutlu olurdum çünkü içinde yok yok. 

Kahvaltımız bomba kahvaltı. İlk olarak yumurtayı haşlıyoruz. Kayısı kıvamında olacak. Yaklaşık 7-8 dakika pişireceksiniz. Sadece sarısını alıyoruz kahvaltı kasemize. Biliyoruzki 1 yaşına kadar yumurtanın beyazını yedirmek yok.

İlk gün bu sarının 1/8'ini yani yaklaşık bir çay kaşığı kadarını alıyoruz. Bu bir ay içinde orantılı arttırılarak tam sarıya gelecek.

1 tatlı kaşığı pekmez

1 ceviz içi - toz halinde

3-4 adet bebe bisküvisi veya 1 adet kurabiye. Ben her zaman kendi yaptığım kurabiyeyi kullandım. Şekersiz doğal kurabiyemin tarifi için: Bebek Kurabiyesi Her heftasonu yapar, tüm hafta kullanırdım. Buzdolabında hiçbişeycikler olmuyor bu kurabiyeye. Zaten her hafta yapa yapa otomatiğe bağlıyorsunuz.

Tüm saydığım malzemeyi ıslatmak için:

30-40 ml su - anne sütü - meyve - yoğurt - bitki çayı listesinden birini kullanabilirsiniz. Ben meyve ve yoğurdu dönüşmeli kullanırdım değişiklik olsun diye. 

Kahvaltı gerçekten çok önemli. Bu adım üzerinde ısrarlı olun bence. Alışmadan bırakmayın. Çünkü tadı çok başarılı ve içeriği çok zengin. Eninde sonunda annenin fendi galip gelecektir.

Dördüncü Adım: Öğle Yemeği. İşte en zorladığım adım. Sebze çorbasına alışana kadar, ben de yapmayı öğrenene kadar bir süre başarısız geçirdik öğle yemeği denemelerimizi. Ancak sonunda başardık ve rahatladık.

Başlangıç çorbamız sebze çorbası. Sebze çorbası iki gün duracak bir çorba. Daha doğrusu ben en fazla iki günlük çorba veriyorum. Hala da Aren'e iki günü geçmiş yemek yedirmem. Net kuralımızdır. O yüzden sebze çorbasını eğer evde yiyecek başkası yoksa iki güne yetecek kadar yapın, ziyan olmasın. Patates, havuç, kabak ve pirinçten oluşuyor çorbamız. Hepsini rendenin küçük kısmıyla ince ince rendeleyip kısık ateşte pişiriyoruz. Hepsini yarım kullanıyordum ben. Sebzeleriniz pişince bir avuç pirinç yeterli oluyor. Pirinç pişince ateşten alın. Çatalla ezip yedirin, blendar kullanmayın. Zaten meyvelerin posasını yemeye alıştıysa çorbayı da ezilmiş olarak yiyecektir. Alışmadıysa da moralinizi bozmayın. Her öğünde ısrarla deneyin. Sebze çorbası dışında;

Mercimek

Yoğurt

Tarhana

çorbalarıyla devam edebilirsiniz. Ben önce sebze çorbasına iyice alıştırdım. sonrasında diğerlerini denedim.

Zamanla yavaş yavaş sebze yemeklerine de geçiş yapabilirsiniz.

Fasülye

Brokoli

Bal Kabağı

Bamya

Brüksel Lahanası vb.

sebze yemeklerini de ezerek verebilirsiniz. Bir süre sonra küçük parçalar halinde de yiyebiliyor olacak.

Bir yaşına kadar mantar ve patlıcan vermiyoruz. 

Öğlen yemeği denen zorlu aşamayı başarıyla geçtikten sonra beşinci adıma geldik.

Beşinci Adım: Öğlen yemeğine et ilave etmek. 

Çorbalarımıza ceviz büyüklüğünde dana/kuzu kıyma ilave ediyoruz. Burda size tavsiyem eğer düzenli kullandığınız bir kasabınız varsa ondan bebek kıyması isteyin. Bir gün önceden haber verin. Böylece ertesi gün daha makine temizken size kıymanızı hazırlar. Bu kıymayı aldığınızda söylediğim şeyi fark edeceksiniz. Rengi bile o kadar farklı oluyorki. Haftalık alıp ceviz büyüklüğünde parçalar halinde dondurun. Böylece her yemeğe bir tane çözersiniz. Çorbanın suyunu koymadan az yağda kıymanızı kavurup öyle suyunu ekleyin. 

Altıncı Adım: Geldik son adıma. Artık bebeğimiz ek gıdalara alıştı sayılır. Bu son adımla birlikte geçiş sürecini tamamlamış oluyoruz. Son adımızda yapacağımız şey sabah kahvaltısına bir tatlı kaşığı labne peyniri eklemek. Çocuklar için üretilen küçük küçük paketlenmiş labne peynirleri var artık. Onlardan tercih ederseniz evde yiyen yoksa boşuna peyniri kurutmamış olursunuz. 

Diğer iki madde; dokuz aylıkken kahvaltımıza yeşil zeytin ekledik. Rondodan geçirip bir tatlı kaşığı kahvaltı karışımına ekliyoruz. Sütü iyice azaltınca da yani yaklaşık onbir ay civarı gece mamalarına da başlayabilirsiniz. Süt, pirinç unu ve pekmez ile küçük porsiyonlar halinde pişirip uyku öncesi bebeğinizin rahat etmesi sağlanabilir.

Son adımımızla birlikte artık bebeğimiz geçiş aşamasını bitirdi. Bundan sonra ek gıdalı günler başladı. Yavaş yavaş anne sütünün yerini gıdalar alacak. Anne sütü artık yemek sonrası kahve keyfi haline dönüşecek. Ama moral bozmayın her dönemin ayrı tadı var. 

Görüşmek dileğiyle...

 

 

 

31/10/2013




Yorum Yapın:


Gönder