Uyku Düzeni

Bazı anneler bebeklerinin herşeyi düzenli olsun isterler. Uyku saati, yemek saati vs. gibi. Bazı annelerse bebeklerinin mutlu olma durumuna göre gün içinde belirlerler herşeyi. Ben ilk gruptan oldum her zaman. Özellikle uyku saatlerinin net olması benim için önemliydi. Bu yüzden de başlarda en fazla uyku düzeni üzerine kitaplar okudum. Oğlumun sonsuza dek süreceğini sandığım kolik ağlamaları son bulduğunda -yaklaşık 4. ayı oluyor, uyku konusunda eğitime başladık.

Önceliğim gece uykusuna dalış saati ve şekliydi. Yatış saatini 9 olarak belirledim. Gündüz uykularını da buna göre ayarlıyordum. Gün içinde 2 saat uyanık kalıp mutlaka bir kestirmek istiyordu. Bende şöyle ayarlıyordum. Gündüz uykularını 2 saat uyanık kalmasına göre ayarlıyor, ancak akşam 6 civarı uyandıysa o 2 saati 3 saate çıkarıp bir şekilde oyalıyor yine 9'da yatırıyordum. Bu noktada size tavsiyem akşam uyku saati geldiğinde kesinikle o saatte odanıza girin. Işık sönmüş gece lambasıyla uyku ortamınız hazırlanmış olsun. Ve ne yaparsa yapsın o odadan çıkmayın. Bir kez direnmesine dayanayıp çıkarsanız hep çıkacağınız hissini uyandırırsınız. Eğer bebeğinizi yatağına koyduğunuzda çok şiddetli ağlıyorsa öncelikle yattığı yerde oyunlar yaparak sakinleştirmeye çalışın. Eline herhangi bir kıyafetini verin. Elinde birşey olursa daha rahat oyalanacaktır. Tabi uykuya daldığında verdiğiniz şeyi almayı unutmayın. Eğer hala sakinleşmiyorsa tabiki bizler ağlamaya dayanamayan anneler olduğumuzdan kucağınıza alarak sakinleştirmeye çalışın. Ama dediğim gibi odadan çıkarmayın. Ne olursa olsun uyku saatinin geldiğini ve değişmeyeceğini bilmeli. Siz taviz vermezseniz zamanla o kadar alışıyorki o saate, kendiliğnden odasına gider hale geliyor. 

Uyutma yöntemlerine gelince... Başlarda beşiğinde sallıyordum. Tavsiyem memede uyutmaya alıştırmayın. Yani sizi emerek uyumasın. Bu hem ilerde memeden kesilirken çok zorlanmanıza sebep olur, hemde uyku düzeninizin memeden kestiğinizde tamamen boşa gitmesi anlamına gelir. Ben başlarda beşiğinde sallayarak uyutuyordum. Ağlama sancılarımız nedeniyle bir şekilde uyusun nasıl uyursa uyusun modundaydık. Baştan ayakta sallayarak uyutmayı da deneyebilirsiniz ancak bu sonradan yine sizden ayrı kendi yatağında uyumasını zorlaştırıyor. Beşiğinin olmadığı, farklı yerlerde uyutmanız gerektiğinde ayakta sallamak çözüm olabilir ama ev için rutin alışkanlığını oluştururken bence mutlaka beşik edininki sonradan yatağına geçtiğinde rahatca uyusun. 

Aren ilk dört ayında sallayarak uyumaya alışmıştı. Gaz sancıları geçtiğinde ilk aşama olarak önce uyku saatlerini düzenledim. Saatler oturunca, ikinci aşama olarak sallama olayını bitirmeye geçtim. Çünkü bebeğinizin bir şekilde sizden yardım almadan uyumayı öğrenmesi gerekiyor. Aksi takdirde bu, büyüyene kadar geceleri defalarca uyanıp sizden sallamanızı veya bir şekilde uyumasına yardım etmenizi istemesi anlamına gelir ki çalışan bir anneyseniz sizi çok yorar. Bu sebeple sallama alışkanlığını mümkün olduğunda çabuk bırakmanız gerekir.

Aren'le bu konuda çalışmaya başladığımda tam olarak 4,5 aylıktı. Tarihleri çok net hatırlıyorum çünkü ilk denemeye yazlıkta başladım. Yazlıktan dönmemiz tam 6. ayına denk geliyor çünkü dönüşte hemen ek gıdaya başladık. Ve geldiğimizde artık geceleri sallanmadan uyuyordu. Yani ılımlı bir bebeğiniz varsa ve erken eğitime başladıysanız en fazla 1 ayınızı alan bir süreç bu. Tüm gece deliksiz uyumanızı sağladığı düşünülürse çok da uzun değil. Eğer biraz daha sıkıntılı bir bebeğiniz varsa süre uzar ama inanın uğraştığınıza değer.

Ben bunun için şöyle bir yöntem izledim. Öncelikle bir masal kitabı edindim. Aren ilk yattığında hafif hafif sallarken bir yandan da masal okudum. Masal okumaya devam ederken sallamayı başlangıç için örneğin bir dakika kestim. Mızıklanmaya başlanmasına fırsat vermeden tekrar salladım. Ne kadar sallayıp ne kadar ara vereceğinize siz bebeğinizin tepkilerine göre karar verin. Tabi bu sırada devamlı masal okudum. İlk gün uyuyana kadar böyle devam ettim. Sonra ertesi akşam aynı şekilde hem masal okudum hem aralıklı salladım. Her akşam sallama süremi yavaş yavaş azalttım, durma süremi arttırdım. Böylelikle zamanla tamamen sallanmayı unuttu. Tabi burda anlattığım kadar kolay olmayacak. Aynı masalı defalarca okumanız gerekecek, uykuya dalma süresi uzayacak, sallayarak 2 dakikada uyuttuğunuz bebeğinizi şimdi belki 1 saatte ancak uyutacaksınız, özetle ciddi bir efor ve zaman harcayacaksınız ama buna değecek. Çünkü gün gelecek bebeğiniz öyle güzel alışacakki, akşam yatağa koyduğunuzda dönüp uyuması on dakikasını bile almayacak ve gece boyu size hiç dokunmayacak. Gece deliksiz bir uyku... Hayali bile güzel değil mi? 

Gündüz uykularına gelince... Zamanla zaten Aren kendi belli etti bu konudaki ihtiyacını. 8. ayından itibaren gündüz 2 uykuya düştü. Öğlen uykusuna 12'de yatıyor, akşam üstü 5 civarı bir yarım saat kadar kestiriyordu. 10. ayda 2 gece üst üste gece uykuya dalmakta zorlandığını gördüğümde akşamüstü uykusunu da kestim. Şu anda 2 yaşında hala aynı düzende. 12'de öğlen - yaklaşık 2 saat - 9'da akşam uykusuna yatıyor. Tabi 2 yaş civarı gelen sendromunu beklemekteyim, muhtemelen uyku saatlerine itiraz etmeye başlayacak ama bakalım şimdilik bişey yok.

Gece erken ve zamanında yatma olayına bu kadar takılmamın sebebi biraz da eşimle birlikte normal zamanlar geçirme özleminden kaynaklandı. Bebekli aileler bilirler eğer evde bir bebek varsa herşey ona göredir. Ona göre gezmeye gidilir, gidilen yerler ona göre seçilir, karşılıklı oturup aynı anda yemek yenemez. Biriniz yer diğeri çocuğu doyurur, yiyen çocuğu oyalar, sona kalan yemeğini tamamlar. Hal böyle olunca en azından akşamları kendimize ait yetişkin zamanlarımız olsun istedim. Bizim evde akşam uyku saati gelip Aren gitti mi oyuncaklar toplanır, tekrar yetişkin zamanlarımıza döneriz. Eşimle iki satır sohbet edebilip, takip ettiğimiz dizilerimizi, filmlerimi izleyebilir, evde bir büyük varsa çıkıp bir yürüyüş yapabiliriz. Tüm bunların yanında ayağımızı uzatıp biraz dinlenebilme şansımız da olur ki ertesi günün maratonuna hazırlıklı olalım.

Bebeğinizle daha keyifli zamanlar geçirmeniz için, sizin de kendinize özel zamanlarınızın olmasına ve daha deliksiz uykulara ihtiyacınız olduğunu unutmayın.

Mutlu günler...

31/03/2013




Yorum Yapın:


Gönder